(EN) Monovacation, 11th Sharjah Biennial

Mart 13, 2013 | No Comments »

Bu sayfa sadece %LANG: dilindedir.


Mono-tatil, İstanbul Modern

Şubat 5, 2013 | No Comments »

“Lütfen Rahatsız Etmeyin”
VitrA Çağdaş Mimarlık Dizisi Sunar

İstanbul Modern, 7 Şubat – 7 Nisan 2013

Küratör: Ertuğ Uçar
Koordinatör: Pelin Derviş
Sanatçılar: Burak Arıkan, Kerem Ozan Bayraktar, Nermin Er, Meriç Kara, Metehan Özcan

burak-arikan-monovacation-installation

Mono-tatil

Mono-tatil sizi ‘tatillerin tatiline’ davet ediyor… Turizmde birbirine rakip olan ülkelerin tanıtım filmleri seçildi ve her film mümkün olan en küçük anlamlı parçalarına bölündü. Doğası gereği 3’er 4’er saniyelik mini klipler, o belirli karede ne gösteriliyorsa o etiket ile kodlandı. Bu etiketler bir yazılım ile ağ haritası üzerinde kendi ağırlıklarına göre ilişkilenerek yerlerini buldu. Ağda en merkezi etiketlerin üzerinde gezinerek, etrafında dönerek ve en yakın diğer etikete atlayarak (“traversal”) yeni bir sekans oluşturuldu. Mısır’dan Portekiz’e kadar sahiller, İsrail’de Hindistan’a kadar kadın, Tayland’dan Türkiye’ye kadar mitolojik figürler ve işte karşınızda özüt bir tatil fantezisi… Kavram metni devam

Üç parçalı yerleştirme:

Projeksiyon: Türkiye’nin ve turizm açısından rakibi olan ülkelerin resmi turizm tanıtım filmlerinin bir arada gösterimi (video alıntıdır)

Dijital baskı: Filmlerin içerik analizine göre oluşturulmuş temsiliyet benzerlik ağı (mavi renki düğümler yeni videoyu edilemek için kullanılan dolaşımı gösteriyor)

Monotatil Ağ Diyagramı

Video: Ağın analiziyle yeniden montajlanmış jenerik film (video alıntıdır)

Monotatil


Zeynep Gökay Üstün

Monotatil sizi ‘tatillerin tatiline’ davet ediyor… Turizmde birbirine rakip olan ülkelerin tanıtım filmleri seçildi ve her film mümkün olan en küçük anlamlı parçalarına bölündü. Doğası gereği 3’er 4’er saniyelik mini klipler, o belirli karede ne gösteriliyorsa o etiket ile kodlandı. Bu etiketler bir yazılım ile ağ haritası üzerinde kendi ağırlıklarına göre ilişkilenerek yerlerini buldu. Ağda en merkezi etiketlerin üzerinde gezinerek, etrafında dönerek ve en yakın diğer etikete atlayarak (“traversal”) yeni bir sekans oluşturuldu. Mısır’dan Portekiz’e kadar sahiller, Avusturalya’dan Ukrayna’ya kadar misafirperverlik, İsrail’de Hindistan’a kadar kadın, İspanya’dan Yeni Zelanda’ya kadar doğa, Tayland’dan Türkiye’ye kadar mitolojik figürler ve işte karşınızda özüt bir tatil fantezisi…

Turizm, dünya ekonomisinde azılı bir rekabet alanı. Bu durum turizm değeri olan ülkeleri birer şirket gibi davranmaya zorlamakta. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2012-2013 yılı Turizm Rekabet raporunda 144 turizm ülkesi not verilerek değerlendiriliyor, değerlerine göre sıralanıyor ve küresel alanda kendine bir pozisyon ediniyor. Yarış halindeki ülkeler birbirlerinin nabzını tutuyor ve potansiyel ziyaretçilerini etkilemek için bir çok yola başvuruyor; büyük yatırımlar, havayolları inşaatları, zincir oteller, paket programlar, iş dünyasının geliştirilmesi ve bunun gibi bir çok teşvik. Türkiye bu bağlamda ziyaretçi alan ülkelerden. Rakip ülkeleri arasında ise Fransa, İspanya, İtalya, Kıbrıs, Yunanistan, Malta, Mısır, Portekiz, Yugoslavya, Fas, Tayland, Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, Tayvan ve Hindistan başı çeken ülkeleri oluşturmakta. Turistleri cezbetmeye çalışan 144 ülke ve kıyasıya rekabet… Monotatil bu 144 ülkeden rastgele seçilen 20 ülkenin resmi tanıtım filmlerini kullanıyor.

‘İmaj’ ise karşımıza turistik değeri olan ülkelerin reklam filmleri ile çıkıveriyor. Her film bir başka öznelliğe sesleniyor, yer yer aynı imgelerden yararlanıyor yer yer kendilerine has özel sembollere yer veriyor. Görsellerdeki temsili imgeler turizm filmlerinde sadece ülkeleri göstermekle ve tanıtmakla kalmıyor, bu öznelerin kendileri için bir ideal tatil anlayışı da kurguluyor. Bu reklamlar turistin öznel pozisyonunu tanımlarken, nerelerde kimlerle ve nasıl eğlenmemiz, nasıl dinlenmemiz ve hangi manzara ve tarihi yapıya hayran kalmamız gerektiğine kadar her şeyi parmakla işaret ediyor. Tatili turist öznelliği üzerinden şekillendirme çabaları bu filmleri birbirinden ayrılamayacak kadar aynı kılarken, kendilerine özgü coğrafi ve kültürel değerler ise paketlenip pazarlanıyor gibi görünüyor. Ülkeler turist paydasında tüm diğer özelliklerinden soyunduruluyor ve birbirine eşitlenebilir hale geliyor. Bir ila üç dakika arasında seyreden bu reklam filmleri, ülkeleri hızlıca özetleyerek dikkat çekmeye çalışırken bir yandan da turistin temel tatil ihtiyaçlarını karşılayacaklarını vadediyor, kısacası el ele verip bir tatil fantezisi inşa ediyorlar.

Bu filmleri anlamlı en küçük birimlerine kadar bölmek, parçalamak ve bir başka göz ile tekrar bakmak bizi ezber bozmaktan daha elverişli bir yola sokuyor aslında, ezberimizi pekiştirerek görünür kılıyor. Etiketleri okunabilir bir ağ haritasına yerleştirmek bize bu eşitlenmiş̧ tatil anlayışı hakkında bireysel okumalar yapma olanağını vermekte. Lakin bu haritanın bize bahşettiği bütün ülkelere ait filmlerdeki en merkezi kavram ve temsilleri keşfetmek bir başka olanağın kapısını aralıyor; jenerik bir tatil kurgusu. Başka bir gezme etiğinin mümkün görülmediği, bir yeri keşfetmenin belirlenmiş aşamalarının olduğu, kalıpların tekrar üretildiği bir fantezi. Monotatil, artık jenerik olduğunu bildiğimiz bu kurgu, bize bu sefer ülkeleri değil gezmenin kendi fantezisini gezme zemini yaratıyor.

Bu bağlamda Monotatil üç parçalı bir yerleştirme: (1) Araştırmada kullanılan tüm resmi turizm tanıtım filmlerinin ızgara biçiminde gösterilmesi, (2) Filmlerin içerik analizine göre oluşturulmuş bir temsiliyet benzerlik ağı, (3) Ağ analiziyle yeniden montajlanarak oluşturulmuş bir jenerik film.


Konuşma: Hacktivizm, İnternet, Teknoloji ve Sanat

Ocak 25, 2013 | No Comments »

Internet-Sansurune-Karsi-Yuruyus-15-Mayis-2011

Hacktivizm, İnternet, Teknoloji ve Sanat
Özgür Uçkan, Burak Arıkan, Ali Miharbi
26 Ocak Ctesi 14:30 Empire Project
http://www.facebook.com/events/121112174729636/

The Empire Project’te Dr. Özgür Uçkan’la Sanat Felsefesi Konuşmaları serisinin sonuncusu 26 Ocak Cumartesi günü galeri oditoryumunda gerçekleşecek. Burak Arıkan ve Ali Miharbi’nin de konuk konuşmacı olacağı yedinci ve son bölüm, “Hacktivizm, İnternet, Teknoloji ve Sanat: Hack the Art” başlığı altında olacak.

Özgür Uçkan’la Sanat Felsefesi konuşmaları 14:30 ile 17:30 saatleri arasında The Empire Project’in oditoryumunda gerçekleşecek olup, ilgili olan herkese açıktır.

Bu konuşma serisi, sanat felsefesinin belli başlı teorilerini sanatın bugünü ve geleceğiyle bağlantılamaya ve onları bu bağlamda yeniden okumaya odaklanmaktadır. Çünkü, geçtiğimiz dönem, sanat ve felsefe arasındaki bağın zayıflamaya yüz tuttuğu, hatta sanatın teoriden uzaklaşarak neredeyse endüstriyelleştiği, belli prototiplerin tekrarına dönüştüğü ve atıl hale gelen sanat kurumsallaşmasının kadük ideolojilerinin boyunduruğuna girdiği bir süreyi işaretlemektedir. Sanatın teoriyle, felsefeyle, politikayla olan asli ilişkisini yeniden düşünmenin zamanıdır…

Serinin önceki konuşmaları
http://www.ozguruckan.com/kategori/sanat/36252/dr.-ozgur-uckanla-sanat-felsefesi-konusmalari

* Fotoğraf: 15 Mayıs 2011′de Internet yasaklarına karşı yürüyüş.


Selling Snails in the Muslim Neighborhood, Westfälischer Kunstverein, Münster

Ocak 10, 2013 | No Comments »

I will be participating in a panel discussion on art institutions and societal networks at Westfälischer Kunstverein in Münster. The focus will be on decentralized institutionalization and funding systems for art.

SELLING SNAILS IN THE MUSLIM NEIGHBORHOOD
Marwa Arsanios, Dilek Winchester
Westfaelischer Kunstverein
Münster

Thursday, January 10, 2-5 pm
STAMMTISCH 1: INSTITUTION & STRUKTUR
Welcome: Dr. Ursula Franke (board), Introduction: Zeynep Öz (curator), Statements: Katja Schroeder (ex director, Westfälischen Kunstverein, Burak Arikan (artist, Istanbul), Dr. Babara Könches (head visual arts, Arts Foundation North-Rhine-Westphalia)), Prof. Ayse Erkmen (artist, Berlin), Heiner Diehle (ex head of board, Westfälischen Kunstverein).

Friday, January 11, 2-5 pm
STAMMTISCH 2: INSTITUTION & KULTURELLE BILDUNG
Statements Lara Khaldi (Kuratorin, Ramallah/Beirut), Sanne Orthuizen (Programmentwicklung, Casco, Utrecht), Dr. Ulf Wuggening (Soziologie, Lüneburg)

Samstag, January 12, 5 pm
STAMMTISCH 3: PERFORMANCE – EIN PORTRÄT DES KÜNSTLERS ALS JUNGER MANN
with students from the Westfälischen Wilhelms University and the Academy of Fine Arts Münster

ONGOING: BOARD GAME SESSION – PHANTOM BILDUNG

In the format of a three-day performance the artists Marwa Arsanios (Beirut) and Dilek Winchester (Istanbul) will examine the model of the Kunstverein as a German entity: It researches the origins, the financial and administrative structure, the social role and impact of this specific art institution through the example of the Westfaelischer Kunstverein. The project questions more generally the impact as well as the role of the art institution in a time of speedy institutionalization and shifting art funding and art market realities. The title Selling Snails in the Muslim Neighborhood is a saying in Turkish, and refers to the interaction between the presenter and its audience; thereby, formulating a call for a proposal on the ways in which the art institution could interact with its local and otherwise audiences. The project and the performance put the German concept of the ‘kulturelle Bildung’ at the center of its argument for constructing a specific narrative around the role of the art institution known as the Kunstverein and as constructed in this local context. The exhibition takes the concept of the Stammtisch as a proxy for the idea of the ‘Bildung’, and as such replicates the format of the “Stammtisch” with varying participants in the restaurant of the local brewery Pinkus Müller.

Curated by Zeynep Oz and Katja Schroeder

Venue: Pinkus Müller, Kreuzstraße 4-10, 48143 Münster

Please register by phone or email, admission free: +49 251 46157, info@westfaelischer-kunstverein.de

A documentation of the event will be presented after 16 January in the exhibition of the annual edition at Hüfferstraße 36, 48149 Münster, opening hours Wed – Sun 1-7 pm, admission free


Nam June Paik Ödülü Sergisi, Bochum

Ekim 21, 2012 | No Comments »

Nam June Paik Ödülü Sergisi 1 Kasım 2012 – 13 Ocak 2013 tarihleri arasında Kunstmuseum Bochum‘da gerçekleşiyor. Benimle beraber sergiye katılan diğer sanatçılar Cevdet Erek, Florian Hecker, Thomas Köner, Gisela Motta & Leandro Lima, Nomeda & Gediminas Urbonas, ve Carlos Fadon Vicente.


İslam Cumhuriyet Neoliberalizm, İstanbul Tasarım Bienali, 2012

Ekim 10, 2012 | 1 Comment »

İstanbul Tasarım Bienali‘nde yer alan İslam Cumhuriyet Neoliberalizm projesi İstanbul’a yayılmış olan camilerin, cumhuriyet anıtlarının/müzelerinin ve alışveriş merkezlerinin etki alanlarına göre birbirlerine bağlandığı üç ağ haritasından oluşuyor. Bu haritalar Türkiye’de hakim olan üç ana ideolojinin  –İslam, Cumhuriyet, Neoliberalizm– temsili olan mimari yapıların ilişkilendirilmesiyle oluşan ağ örüntülerinin karşılaştırmalı bir gösterimini sunuyor.

Katalog metni.

Camiiler Ağı – İstanbul’da bulunan yaklaşık 3000 camiinin ezan seslerinin örtüşmesine göre ilişkilendirilmiş̧ (aşağıdaki görsel işten alıntıdır, büyük görmek için resme tıkla).

Camiiler Ağı, Istanbul Tasarım Bienali, 2012, Burak Arıkan

Cumhuriyet Anıtları Ağı – İstanbul’da bulunan cumhuriyet anıtlarının/müzelerinin kent içinde fiziksel yakınlıklarına göre ilişkilendirilmiş̧ (aşağıdaki görsel işten alıntıdır, büyük görmek için resme tıkla).

Cumhuriyet Anıtları Ağı, Istanbul Tasarım Bienali, 2012, Burak Arıkan

Alışveriş̧ Merkezleri Ağı – İstanbul’da bulunan alıveriş merkezlerinin kapasitelerinin kentte erişebildiği alanların örtüşmesine göre ilişkilendirilmiş̧ (aşağıdaki görsel işten alıntıdır, büyük görmek için resme tıkla).

Alışveriş̧ Merkezleri Ağı, Istanbul Tasarım Bienali, 2012, Burak Arıkan

İslam Cumhuriyet Neoliberalizm

Zeynep Gökay Üstün

Camiler, cumhuriyet anıt ve müzeleri ve alışveriş merkezleri… Bu yapılar günümüz Türkiye’si ve kent ekseninde etrafımızı çevreleyen, bize nerde olduğumuzu, hangi topraklara doğduğumuzu, nelere değer vermemiz ve neye inanmamız gerektiğini, neleri beğenmemiz ve bir özne olarak kim olduğumuzun sinyallerini veren, bizleri sürekli içine eklemlenmeye ve tecrübe etmeye davet eden fiziksel alanlar.

Kentin her alanında iştirak etmesek de duymaktan kaçamadığımız davetlerle karşılaşıyoruz. Her meydanda yükselen cumhuriyet anıtları, sıklıkla önümüze çıkan cumhuriyet müzeleri bize ulus kavramını hatırlatıp kendi söylemini yaşatırken; heybetli alışveriş merkezleri bizi amansız birer tüketici olmaya çağırıyor; formuna son derece alışkın olduğumuz belki de en sık karşımıza çıkan camiler ise bizi hem görsel hem de işitsel olarak tetikleyerek ne kadar güçlü ve köklü olduğunu hatırlatıyor adeta. Bu yapılar işlevsel veya fiziksel değerlerinin çok ötesinde, taşıdıkları ideolojilerin birer sembolü olarak, bizlere kent hayatımız içerisinde bir çok şekilde varlıklarını ve güçlerini anımsatıyor, günlük hayatlarımızda baki ve aynı zamanda taze kalıyorlar.

Her ne kadar kent mimarisinde yansımalar görece daha ağırbaşlı ve yavaş vuku bulsa da, ideolojilerin doğası gereği değişen denklemler kente de yansımakta. Fiziksel alanlar kolay eğilip bükülemese de aynı yapılara farklı anlamlar yükleniyor, öznelerin algıda seçiciliği değişiyor veya bazı yapılar basitçe terk edilebiliyor. Aynı zamanda yeni sembolik alanlar bir o kadar kolaylıkla inşa edilip yeni anlam bütünlüklerinin tanımı olarak yükselebiliyor.

Bu bağlamda İslam Cumhuriyet Neoliberalizm günümüz Türkiye’sinin en dirençli ve iktidarlı üç ana ideolojisini hedef almakta. Bu fiziksel yapıların kapsama alanları üzerinden birbiriyle kurduğu fiziksel ilişkileri bir ağ diyagramı üzerinde göstermek basitçe birer coğrafi haritasını çıkartmaktan çok daha kuvvetli bir argüman ortaya koyuyor. Sadece ne kadar çok sayıda ve sıklıkla kentin öznesini selamladıklarından öte, bu ideolojilerin sahip olduğu mekansal güçlerini ve sahip oldukları ağ örgüsünü analize açık hale getiriyor. Bu çalışma ile karşı karşıya kalan kentin öznesi, kendi yaşam alanı hakkında kritik bir görme ve anlama eylemi içerisine girebiliyor ve ideolojinin coğrafi haritasını görmenin çok ötesinde bu mekanların ilişkisel mantığının büyük resmi ile karşılaşıyor.


(EN) Structures and Networks Panel, IdeaCity, Istanbul

Ekim 10, 2012 | No Comments »

The seminar titled Idea City Istanbul within Istanbul Design Biennial with the cooperation of New Museum under the sponsorship of Audi Urban Future Initiative will take place at Hasköy İplik Fabrikası on 11 October 2012. Moreover, the competition and Awards Ceremony of “Audi Urban Future Awards” by Audi, the seminar sponsor of the Biennial, will take place in Istanbul on 18 October 2012.

“Parallel Participants” programme was organized for design focused companies and architectural design studios within the framework of the first Istanbul Design Biennial. Companies that participate in the programme are organizing activities in their own venues, within the scope of Biennial theme in order to present their own approaches to the Biennial audience. ARMAGGAN, Arzum, BMS, ÇEBİ, +D Group, Dhoku, Dilek Hanif, Ersa, Mozaik, NORDist, Koleksiyon Mobilya and Zebra Design Factory are among the parallel participants of the Istanbul Design Biennial.

http://istanbuldesignbiennial.iksv.org

http://www.ftnnews.com/news-from-turkey/18212-the-inaugural-istanbul-design-biennial-to-commence-in-october.html


Truth is Concrete Network Maps, Graz

Eylül 21, 2012 | No Comments »

Truth is Concrete (@Truthisconcrete) 24/7 marathon camp on artistic strategies in politics and political strategies in art.

http://truthisconcrete.org/programme

Collaboration Network Map of the marathon participants.

People are connected through collaboration.

Tactics Network Map of the marathon participants.

Tactics are connected through shared person who uses them.


Sommerakademie 2012, Zentrum Paul Klee, Bern

Ağustos 18, 2012 | No Comments »


Keynote at Arts, Humanities, and Complex Networks Conference, NetSci2012, Chicago

Mayıs 15, 2012 | No Comments »

Arts, Humanities, and Complex Networks
— 3rd Leonardo satellite symposium at NetSci2012

Tuesday, June 19, 2012
Northwestern University in Evanston/IL
http://artshumanities.netsci2012.net

The abstract of my keynote:

“The network does not exist, it has to be created” *

If the network does not exist and one has to capture this complexity, what happens when we capture it? Do we move from a territory of network to a map of network or vice versa? In Deleuze and Guattari’s words does the network diagram function to represent something real, or to construct a real that is yet to come? I will discuss this dialectical tension of territory and map in the context of networks and in relation to my recent work: MyPocket (2008), network maps of the art world (2009-2012), and the Graph Commons platform.

* Quote from Jussi Parikka in “Summary from some Networkpolitics 2010-conference themes“. March 2010.